SIDIKA AVAR VE TÜRKAN SAYLAN

2009-04-24 00:02:00

KIZIMI DA GÖTÜR .."(Okumaya yazmaya özlem duyulan yıllarda bu eksiklikleri gidermeyeçalışan bir öğretim gönüllüsünün ibret veren macerasını okuyacaksınız.Misyonerlik suçlamaları bugün de nasıl devam ettiğini göreceksiniz)Yıllarca önce İzmir Kadınlar Hapishanesi'nde mahkum kadınlara akşamdersleri verilmesi kararlaştırılmıştı . Bir gün maarif müdürününodasına zayıf ufak tefek bir genç kız girdi:"Ben bu dersleri memnuniyetle kabul ederim efendim" dedi.Maarif müdürü şaşırmıştı karşısındaki genç kız okuldan yeni çıkmışüstelik de son derece hassas bir insana benziyordu. Müdür bir keredaha hapishanedeki tipleri gözönüne getirdi. Olacak şey değildi!."Peki hoca hanım bu işle meşgul olacağım" dedi.İki hafta geçmeden genç kız soluk ışıklar altında hapishanekoğuşundaki akşam derslerine başlamıştı. İşi bittikten sonra incepardesüsünün yakasını kaldırıyor süngülü nöbetçilerin zincirli demirkapıların arasından geçerek sokağa çıkıyor ve hızlı adımlarla evinekoşuyordu.Hapishane müdürü de maarif müdürü gibi hayretler içinde idi. O kavgacıo geçimsiz mahkumlar genç öğretmeni hem sevmeğe hem saymağabaşlamışlardı. Hatta bir kere dersten çıkarken kendisinialkışlamışlardı da. Kadınlar hapishanesinde ilk defa böyle bir havaesiyordu. Fakat işinde inanılmaz bir başarı gösteren genç kızın birmüddet sonra acayip bir suçla mahkemeye verildiğini görüyoruz.Hakkındaki isnat: Misyonerlik. Gittikçe kabaran dosyalar mütemadiyenmisyoner öğretmenden bahsediyordu. Neler de neler yapmamıştı ki!İş o kadar dallanıp budaklandı ki Atatürk meseleyi merak etmişti."Bana misyoner öğretmenin dosyasını getiriniz." dedi. Bütün gecedosyayı inceledikt... Devamı

HİTİT DUASI

2008-11-19 09:54:00

Tanrım,Beni yavaşlat.Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir...Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele...Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver .Sinirlerim ve kaşlarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol...Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiceğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi ögret...Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini , yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler oldugunu bileyim...Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır...Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et.Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.Ve hepsinden önemlisi...Tanrım,Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL veBeni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver...(HiTiTLERiN M.Ö.2000 YILINDAKİ DUVAR YAZISINDAN ALINMIŞTIR.)... Devamı