TÜRKAN SAYLAN'A ZÜLFÜ LİVANELİ

2010-12-13 21:49:00
TÜRKAN SAYLAN'A   ZÜLFÜ LİVANELİ |  görsel 1

TÜRKAN SAYLAN'A   ZÜLFÜ LİVANELİ Doğu’da bir köy gördüm dağların arasında, öyle mahzun,çaresiz, kalakalmış. Çıplak kavakları bile hüzünlü kalemler gibi kara saplanmış. Köyün ortasında bir okul Ve tezek sobasıyla ısınmaya çalışan çocuklar. Bir bıcırık kız, Yanında bir karamuk oğlan. Buz gibi elleri Ama gözleri ahu, gözleri ceylan. Adın ne dedim kıza Dedi: Benim adım Türkan. Oğlan ekledi: Benimki de Saylan. Dedim; Dayan yüreğim dayan. Madem ki bu çocuklar Türkan Madem ki bu çocuklar Saylan Gelecek onlarındır, gerisi yalan Değişir bu düzen Döner bu devran.   Devamı

ATATÜRK'E MEKTUP

2010-11-10 12:20:00

  Kaldırdın saltanatı kovuldu padişahlar   Her seçimde sandıktan çıktı yeni krallar Akraba, dost, tanıdık her biçimde kollandı Saltanat kayığında padişahlar sollandı AB, ABD dedik şaşırdık yolumuzu Elimizi uzattık kaptırdık kolumuzu Avrupalı uyanık, biz unuttuk her devri Yeniden getirdiler senin yırttığın Sevr’i Hıyanet var hepsinin suyunda, hamurunda Boğaza kadar battık IMF çamurunda Ülkenin her yanını gaflet, dalâlet sardı İhanetin bedeli bankalarda 'Dolar'dı Papa’dan feyiz aldık, öptük kutsal asayı Roma’da imzaladık dayatılan yasayı   Raporlar düzenlendi; ' -Türk değil, Türkiyeliyiz Biz sizin bildiğiniz Müslüman’dan değiliz' Sırt döndük özümüze, medet umduk yabandan Muhtaç olduk, kudreti, almadık asil kandan İstiklâlden geriye bir marş bir bayrak kaldı Sana karşı olanlar birer birer çoğaldı Tutulduk fırtınaya gittik hep geri geri İlk fareler terk eder, batarken gemileri Hak, hukuk savunulmaz, nerde kaldı adalet Mafyadan medet umdu sonunda koca millet Patronlar medyasında yapılmaz muhalefet Hapşırır yazar-çizer, üstümüze afiyet Doğru söyleyenleri dokuz köyden kovdular Başköşeye kurulup ellerini ovdular   Kirletildi havamız, toprak, su, köşe, bucak Ülkede tuzlar koktu, açtık haine kucak Ne uçaklar kaldırdık milletin kesesinden Eksik olmadı tokat köylünün ensesinden Milletin efendisi hırpalandı habire Ekmek bulamaz oldu toptan göçtü şehire Emekleri sömüren kompradorlar türedi Damarlarda keneler, başta bitler üredi Senin resmin önünde çok nutuklar dinledik İşkenceden, zulümden inledi... Devamı

CUMHURİYETİMİZİN 87.YILI

2010-10-29 00:48:00

    Cumhuriyetimizin 87.yıl dönümünü Kutluyoruz. Kimler; bizler Atatürkcüler, Atatürk cumhuriyetcileri. Bugün her cumhuriyet bayramından daha çoşkulu ve daha katılımcı kutlamalıyız  .Atatürk cumhuriyetini her geçen gün yok etmeye çalışanlara , cumhuriyeti numaralandırmaya kalkışanlara karşı. Bayramı kutlanan tek yönetim biçimi cumhuriyettir.Onun içindir  ki en büyük bayram “Cumhuriyet Bayramıdır”. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti: Yok edilme tehlikesiyle ortaya çıkmış;tarih bilinçiyle çelikleşmiş,adını ve yazgısını değiştirmiş;enkaz üzerine kurulmuş bir halk devletidir. Anadolu halkının,ülkeyi ele geçirmek isteyen yayılmacı,anamalcı,sömürgeci devletlere karşı başlattığı savaştaki hedefi tam bağımsızlıktı.  Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla elde ettiğini bağımsız devletin yönetim şekli "Cumhuriyet"tir. Halkla kaynaşıp bütünleşmenin,yönetimde ayrıcalıkların kaldırılmasının adıdır. Bir yönetim devrimi olup Atatürk devrimlerinin temelidir. Bağımsızlık ve laiklik temel ilke olduğu gibi çağdaş uygarlık hedeftir. Özgürlükçü ve aydınlanmacı bir yönetsel yapılanmadır.   Türkiye  Cumhuriyeti: Atatürk’ün deyimiyle” İlelebet Cumhuriyettir”.Bu  görüş sevr özlemcilerinin,onu dayatmak isteyen küreselcilerin, gericinin ,yobazın, bağnazın korkulu düşüdür.   Laiklik karşıtı eylem ve söylemleri kanıtlanmış iktidarlarla cumhuriyet Bayramı kutlama durumunda olduğumuz unutulmamalıdır. Oysa laiklik cumhuriyetimizin olmazsa olmazlarındandır. Sonsuzluğa değin ... Devamı

RIFAT ILGAZ

2010-07-07 16:03:00
RIFAT ILGAZ |  görsel 1

UTANCIMI ANLATIYORUM Ölüm hiç özenilecek şey değil Sevgilim ölümün güzeli yok Bir çirkin oluyor insan görme Sevmeyi düşünmeyi unutuyor Ölecek misin ya bir meydanda öl Ya da dağ başında kavgan için Böyle yatakta miskince ölme Önce ellerden başlıyor ölmek Hiç yarım kalmış bardak gördün mü Kurulmuş kol saati komodinin üstünde Kitap gördün mü az önce okunmuş Görmedin değil mi ben çok gördüm Bu yüzden ölemiyorum kolay kolay Hem ölmek de nerden aklıma geliyor İnsanlar uzayda dolaşırken Bütün ilaçları içiyorum yarım kalmasın diye Bütün kitapları okuyup bitiriyorum Boyuna kuruyorum saatimi Getirdiğin portakalları yiyorum Sana beğendirmek zorundayım kendimi Bilmiyorsun direnmek zorundayım Utanırım karşında ölmekten Yaşıyorum böyle daha iyi (1961) Soluk Soluğa adlı şiir kitabından 1962 Bütün Şiirleri 1927-1991(Çınar Yayınları) Rıfat ILGAZ   Devamı

ÇEKİRDEKLERİN TOPRAKLA BULUŞMASI

2010-05-25 07:53:00

Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. Bu sene (2010) dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, yani toprağın bereketinin yüksek olacağı bir yıl. . Bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik vb. meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün. Üzerine de bir bardak su dökün. Gömme imkanınız yoksa bir poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın (ya da arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre kirliliği değildir J aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni çekirdekleri kucaklar ve besler… Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapsetmektir ! Bunu yapmayın ve yaptırmayın. Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan ya da dikilen bu çekirdeklerin en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış. En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet... Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım… Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız ... Devamı