TÜRKÇEMİZ

2009-09-27 15:31:00

 26 EYLÜL DİL BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.TÜRKÇEMİZAnnenden öğrendiğinle yetinmeÇocuğum,Türkçe’ni geliştir.Dilimiz öylesine güzel kiDurgun göllerimizce duru,Akar sularımızca coşkulu...Ne var ki çocuğum,Güzellik de bakım ister.Önce türkülerimizi öğren,Seni büyüten ninnilerimizi belle,Gidenlere yakılan ağıtları...Her sözün en güzeli Türkçe’mizde,Diline takılanları ayıkla,Yabancı sözcükleri at.Bak, devrim,ne güzel,Barış,ne güzel,Dayanışma, özgürlük...Hele bağımsızlık,En güzeli,sevgi,Sev Türkçe’ni, çocuğum,Dilini sevenleri sev,. . .Rıfat ILGAZ  Devamı

BAYRAMLAR

2009-09-19 16:29:00

Tüm Blog Dostlarımın Bayramlarını en içten dileklerimle kutlar;Sağlık,mutluluk ve esenlikler dilerim. Devamı

12 EYLÜL

2009-09-12 00:46:00

         Eylül ne güzeldir. Adı güzel kendi güzel bir aydır. Söylenişindeki uyum hoş gelir kulaklara .Edebiyatımızda  şiir olmuştur, roman olmuştur ,şarkı olmuştur.Kavurucu yaz sıcaklarının sona erişini müjdeler bize; yakmayan bir güneş,serinleyen akşamlar.Ve ressamları kıskandıran sonbaharın ilk ayı l.Bizim kuşak çok iyi bilir Ünlü şarkıcı Alpay "Eylülde gel"derdi yıllar önce .Daha bir severdik eylülü...          Yirmi dokuz yıldır çirkinlikler , acılar, umutsuzluklar bulaştı  güzel eylüle.         ı2 eylül 1980; sıradan bir cuma sabahı , milat oluverdi yurdumun tarihinde .12 eylül öncesi ve sonrası .Öncesi her gün onlarca ölüm, çatışma...sonrası birden bire sessizlik. İlk günler anlayamadık .Günbegün anladık 12 eylülün ne olduğunu .Özgürlükler birer birer  yok olunca anladık. Sorgusuz sualsiz alıp götürmeler ,aramalar , taramalar  ,kitap yakmalar vs vs . Bizim ünlü paşalarımızın ABD oğlanları olduğunu da anladık....başardıklarının ne olduğunu da...        Gencecik gençlerdik ,kadınlardık, çocuklardık.Yok etmeğe çalıştılar ama yok olmadık direndik , azaldık bekli.Kimimiz idam edildi daha on sekizine varmadan ,kimimiz  kayıp ..Bilemiyoruz ne oldu  ,bulamadık .Özünde omurgasızlık olan sürüngenlerimiz de varmış ,bilemedik...Onlar da dönek oldular ,liboş oldular aslını inkar ettiler.        Tüm bunları Atatürk adına yapıldı  denmesi acıların  acısıydı.Onlara; karşı saygıyla andığımı Nadir Nadi "Ben Atatürkcü değilim" dedi, çok haklıydı.Bugün yok ... Devamı

26 AĞUSTOS 30 AĞUSTOS

2009-08-26 13:40:00

     Bugün Büyük Taarruz'un 87.yılı dönümü.  Türk Ordusu Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Afyonkarahisar Kocatepe'den başlayan; Büyük Taarruz'dan dört gün sonra 30 ağustos 1922 de  Dumlupınar'da, Başkomutanlık meydan savaşı ile Büyük zaferi kazandı.    26 ağustos gecesi 3.30 da Başkumandan Mustafa Kemal Paşa,fevzi ve İsmet Paşalar Kocatepe'deydiler .Bütün Afyon ovası ayaklarının altındaydı. 5.30 da askerlere ateş emri verildi .Tek tek tüm mevziler ele geçirildi. Zaferi "Kemalin askerleri " gerçekleştirmişti. Emperyalizmin uzantısı Yunan ordusu kesin yenilgiyle yurdu terk etmiştiler.   Ünlü yazar Falih Rıfkı Atay, şöyle demektedir ."Eğer bagımsız bir devlet kurmuşsak, özgür vatandaşlar olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak ,yurdumuzu batı'nın pençesinden ,vicdanımızı ve düşüncemizi de Doğu'nun pençesinden kurtarmışsak, bu topraklardan ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak ,nefes alıyorsak, hepsini, herşeyi ,30 ağustos zaferine borçluyuz!" 30 ağustos zaferini kim gerçekleştirdi Mustafa Kemal Atatürk!  Dünya devletlerinin"mucize" olarak nitelendirdikleri Atatürk'ümüze bugün ne kadar tanıyor ve benimsiyoruz. 1950 lerden bu yana iktidar olanlar nasıl tanımışlar ,ne kadar benimseyebilmişlerdir ki, bugün o'nun ilkelerinden uzaklaşılmış . Sevr'in eşiğine getirilmiş bir ülkeye dönüştürmüşüz?...   AKP ve yandaşları Kocatepe ve Dumlupınar'ı gidip görmeliler.Nasıl bir mucuzenin gerçekleştiğini görsünler ,Atatürk'ü bir kez daha tanımaya çalışsınlar .Bakalım Kürt açılımı  ,Ermeni açılımı diyebilecekler mi görelim....   Ülkemiz topraklarında yüzyıllar boyunca yan yana ve barış içinde yaşamış ... Devamı

OKYANUS YÜREKLI DOSTLAR...

2009-08-21 22:11:00

Sevgili Blog dostlarım aralıklarla yazabiliyorum.Burada oluşturduğumuz dostluk  bence aynen devam ediyor.Yaz sıcakları ve tatil yüzünden çok sık selam diyemesek de...Aşağıdaki yazıyı "Gönül Dostlarım"adında bir gruptan aldım.İlginç ve düşündürücü geldigi için sizlerle paylaşıyorum."Su, kendine sırdaş arıyordu. Önce buluta verdi sırrını.Ağır geldi sır buluta. Sağanak sağanak döktü suyun tüm sırlarını.Sonra göle gitti su. Ona anlattı derdini. Bu arada bulut suyun sırrını yağmuryapıp, dolu yapıp, kar yapıp savurduğu için, zaman zaman taşıyordu göl veçıkıyordu suyun sırrı iyice açığa .Sonra nehre verdi su sırrını. Nehir de aldı suyun sırrını cekti gitti.Dereye verdi. Dere biraz daha yavaş olsa da nehirden, o da götürdü suyun sırrınıbir başka bilinmeze...Çağlayanlar, şelaleler, akarsular... Hepsi kayboluyordu bir anda.Sonra bir gün su takip etti dereyi. Dereyi okyanusa kavuşunca fark etti su,bütün sırlarının akarsularla, çağlayanlarla, ırmaklarla...okyanusa taşındığını.Karar verdi su. Sırrını okyanusa verecekti. Öyle de yaptı zaten.Tüm sırlarını okyanusa verdi. Artık suyun sırrını okyanustan başkası bilmiyordu.Ne taştı okyanus, ne bir başkasına taşıdı suyun sırrını, ne de kurudu....Geçenlerde karşılaştık suyla. Bir bardaktaydı. Suskundu.Çok uğraştım konuşturamadım. Ben tam giderken ' Dur !' dedi su. Durdum!' Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakın konuşma!Taşıyamazlar, kaldıramazlar senin yükünü, canını yakarlar,utandırırlar....' dedi.Çevrenizde hep 'okyanus yürekli' dostlarınızın olması dileğimle....."... Devamı